Ana Sayfa Etiket "critic"
Brody-Titane
7.0

Titane (2021): Yaşamın Kıyısında Şefkati Öğrenmek

Bu yıl 74. kez düzenlenen Cannes Film Festivali’nde 30 yıla yaklaşan sektörel bir ayrımcılığı hem görünür kılan hem de onu alt etmeye bir adım daha yaklaşan önemli bir olay yaşandı. Bir süredir başta Oscar akademisi olmak üzere Cannes ve diğer önemli film festivallerinin toplumsal hareketlerin kazanımlarının bir çıktısı olarak farklı kimliklere yönelik eşit temsiliyetin sağlanması, […]

Sweat (2020): Yalnızlığa Bir Tık Kadar Yakın Olmak

“Diyeceğim o ki biz, bugün için ölesiye eğlenme noktasına gelmiş olan bir topluluğuz”. Neil Postman, Televizyon: Öldüren Eğlence¹ adlı kitabında, modern çağın gösteriye dayanan toplumu ve kitlelerin afyonu olarak iş gören kitle iletişim araçları için işte bu sözleri kullanmıştır. Yazara göre modern toplumlarda politikadan, dine; spordan, eğitime kadar her şey gösteri dünyasının (Show Business) uzantılarına […]

Minari (2020): Toprağa Ekilen Bir Tohum Olarak Aile

2020 yılının henüz başında, Sundance Film Festivali’nde gösterilen Minari, drama dalında “Seyirci” ve “Büyük Jüri” ödülünü kazanarak sezona hızlı bir giriş yapmıştı. Beklentileri yükselten film, Oscar ödülleri için 6 adaylık elde ederek geniş kitlelere ulaşmayı şimdiden garantiledi. Parasite filminin 2020 yılındaki ödüllerde elde ettiği şaşırtıcı başarının da katkısıyla bütün dünyanın Güney Kore sinemasına bakışının değiştiği ve […]

The Father (2020): Bozuk Parça

The Father, oyun yazarı Florian Zeller’ın aynı isimli oyunundan uyarlanan ve yine yönetmenliğini Zeller’ın yaptığı bir ilk film. Zeller’ın çok beğenilen oyunun bu film uyarlaması da çok sevildi. 6 dalda Oscar’a aday gösterilen film, birçok ödül töreninden oyunculuk ve senaryo dallarında da ödülle döndü. Sezona pandemi koşullarından dolayı biraz geç girmiş olsa da, ödül sezonu […]

Ah Gözel İstanbul (2020): İstanbul’u Gezen İki Flanör

“Kentte, her durumda gözün görebileceği, kulağın işitebileceğinden fazlası, keşfedilmeyi bekleyen bir dekor ya da manzara vardır. Hiçbir şey kendiliğinden deneyimlenemez. Çevresiyle her zaman bağları olmalıdır, kendisini meydana getiren olaylar dizisiyle, geçmiş deneyimlerin hatırasıyla algılanabilir.” Kevin Lynch’in, Kent İmgesi adlı kitabında[1] ifade ettiği bu sözler, bir kentin salt coğrafi bir mekândan daha fazlası olduğuna gönderme yapar. […]