Ana Sayfa Eleştiriler

Eleştiriler

Tenet (2020): Anlaşılmazlığın Şehveti

Koronavirüs pandemisi sebebiyle vizyon tarihi sürekli ertelenen ve dünya çapında normale dönüşün bir muştulayıcısı olması beklenen Tenet nihayet vizyona girdi. Böylece film, kendi seyir macerasını hem salgının hem de aylarca kapalı kalan sinemaların kaderine eşitleyerek uzun süredir beklenen Mesiyanik bir figür hâline dönüştü. Tesadüftür, filmin kendisi de dünyayı olabilecek olandan kurtarmaya çalışanların hikâyesini anlatıyor. Yılan […]

Scent of a Woman (1992): Görülmek İstenmeyen Adalet Üzerine

 “Hiç burnunu buklelerden oluşan bir dağa gömüp sonsuza kadar uyumak istedin mi?” Öyle bir film düşünün ki, hayatınız boyunca dansa ya da müziğe hiç ilgi duymamış biri olmanıza rağmen, tango kelimesini duyduğunuz anda o filmi hatırlayıp tüyleriniz diken diken oluyor. Aklınıza gelmekle kalmıyor, karakterle aynı ruhu paylaşmaya başlıyorsunuz. Müzik yaşayan bir canlıya, oyuncular gerçek dünyada […]

Da 5 Bloods (2020): Kanlı Altının Aklanışı

Spike Lee’nin yeni filmi Da 5 Bloods, 12 Haziran’da Netflix ekranlarında gösterime girdi. Amerika’dan neredeyse tüm dünyaya yayılan Black Lives Matter eylemleri ve corona virüsü sonucu bu sinema yılında gösterime girecek birçok filmin ertelenmesi, Da 5 Bloods’un yolunu daha çok gözlememize sebep oldu. Tabii ki bu filmi izlerken 1 ay önce ki halimizle izlemediğimiz aşikar […]

Le trou (1960): Düzendeki Delik

Sinema tarihi hatırı sayılır birden çok hapishaneden kaçış filmi barındırır. Bazıları gereğinden fazla popularite elde etmiş, bazıları ise yerinde usul usul durup izlenmeyi beklerler. Tıpkı Jacques Becker’in ölmeden önce çektiği son film olan Fransız yapımı Le trou (1960) gibi. Le trou’yu türdeşleri gibi hapishaneden kaçış filmi olarak isimlendirmek yanlış olmaz. Zaten film başından sonuna kadar […]

The Fountain (2006) : Bedenine Hapsolmuş Ruhlar

“Bedenlerimiz ruhlarımızın hapishaneleridir. Derimiz ve kanımız, tutsaklığımızın demir parmaklıklarıdır. Yine de korkmayın. Et çürür. Ölüm her şeyi küle çevirir ve, böylece, ölüm her ruhu serbest bırakır.”  Dünyanın en çok tanınan yönetmenlerinden biri olan Darren Aronofsky’nin 2000’de çektiği Requiem for a Dream’in ardından uğruna 6 sene üzerinde çalıştığı ve bu süre içerisinde başka hiçbir proje ile […]

Eternity and a Day (1998): Bir Şairin Gözünden Zamanın Sorgulanamazlığı

İnsan, Hayat, Acı, Sonsuzluk ve Bir Gün… Yaşamı anlama arzusu, sonsuzluğu görememek ve insanı boşluğa iten sonu gelmez soruların cevabını aramak. Kimimiz hayatımız boyunca bu soruların birkaçını bulur ve göçeriz bu dünyadan, kimimiz ise hayatın acımasız silüetiyle karşı karşıyayken aslında yaşamayı, sorgulamayı bile unuturuz. Sonsuzluk ve Bir Gün, insanın anlam arayışını, yaşamla, geçmişle, gelecekle harmanlayarak […]