shutter 1

Zindan Adası / Shutter Island (2010)

Bu filmde; gerçek ve kurgu arasındaki bulanık çizgide yürüyen esas oğlanla bilikte, siz de gerçekliği sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Filmin kurgusu o kadar derin ve kapsamlı ki, “yeter artık, gerçek olan hangisi” diyorsunuz. Film boyunca olan biteni anlamak için küçük ipuçlarını kovalıyorsunuz ve üzerine kafa patlatıyorsunuz.

Kendinizi bir olayın ortasında, Dedektif Teddy’ye koşulsuz şartsız güvenirken, onun çabasına ve cesaretine imrenirken buluyorsunuz. Onun zekasına hayran oluyorsunuz ve karşılaştığı garip durumlara karşı onunla birlikte endişeleniyorsunuz. Aklındaki paranoyak yorumları haklı buluyorsunuz ve başındaki dertten kurtulması için kendinizce alternatif kaçış yolları düşünüyorsunuz. Bunun sebebi de elbette filmin bize dedektifin gözünden yansıtılmış olması.
shutterisland
Ama bütün bir olay, filmin en son sahnesinde kopuyor, işte bu yüzden bittikten sonra mutlaka en başa dönmek istiyor insan. Sonuçta gelinen nokta, ‘nasıl oldu da anlamadım’ delirtiyor insanı. Başa dönüyorsunuz ve inanılmaz detaylarla karşılaşıyorsunuz. Elbette filmi en başından izlerken çok daha detaylı takip etseydiniz bile sonunu ön göremezdiniz, çünkü ipuçları o kadar da açık değil. Ancak bitirdikten sonra başa döndüğünüzde, feribottaki konuşma, feribottan indiklerinde görevlilerin tedirginliği, akıl hastanesine girdiklerinde hastaların tanıdık gibi davranması, doktorun ilk karşılaşmada hangi dedektifin bizim Teddy olduğunu anlaması, bir hastanın görüşme sırasında Chucky’den tedirgin olması, kayıp hastayı arama çalışmalarında görevlilerin aşırı ilgisizliği, savunma mekanizması ile ilgili söylemler… Ayrıca bazı olayların tam yerine rast gelmesi; mesela tam da uçurumdan indiği yerde bulduğu mağara ve orada yaptığı konuşma gibi…
shutter_robin2
Ve yaşanan olayları düşününce, Teddy’nin sudan korkmasını, akıl hastanesine neden ısrarla hapishane dediğini, beyin ameliyatından kaçma çabalarını anlıyorsunuz. Hatta belki de hastanedeki o karışıklığın tamamına sebep olanın da bizzat kendisi olduğuna ihtimal veriyorsunuz.

İnanılmaz acı veren bir döngünün içinde olduğunu kendisi de anladığında, kendisinden vazgeçmesi gerektiğini de anlıyor. Ve artık asilce, zarar vermekten kurtulmak istiyor. Savunma mekanizmasını kapattığını düşünebiliriz sanırım. Öyle zannediyoruz ki, bu bilinçli tercihini Chucky de algılıyor. 

Ve tekrar en başa döndüğünüzde, Chucky’nin patronuna bakışındaki ifadesi, geri planda onu izliyor oluşu… Hastaların ona gülmesi veya onun için üzülmesi, onu uyarması, ona acıması, ona bir oyunun içinde olduğunu söylemesi… İki yaşlı psikiyatristin (Dr. Cawley ve Dr. Naehring) felsefi açıdan birbiriyle çatışması, bir tanesinin hastalara değer verip onların dünyasını anlama çabası, diğerinin ise şiddet eğiliminin doğuştan geldiğini ifade etmesi ve bir anlamda şiddet eğiliminin tedavi edilemeyeceğini ima etmesi (şömine başında Dr.Naehring ile yapılan konuşmanın detayları)… Kaybolan hasta Rachel’a şiddet eğilimini engelleyici ilaçlar veriliyor olması ve Rachel’ın yapmış olduğu şeyi kabullenemiyor olması…
shuage56
Sizi bilmem ama ben hala olaylarda neyin gerçek olduğunu sorgulayabilirim ve işte güzel olan da filmdeki bu bulanıklığın hepimizde farklı şekillerde yorumlanabilmesi… Aslında tam da bu sebeple, inanılmaz heyecanlı ve çekici bir film bence.

Bu filmde; gerçek ve kurgu arasındaki bulanık çizgide yürüyen esas oğlanla bilikte, siz de gerçekliği sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Filmin kurgusu o kadar derin ve kapsamlı ki, “yeter artık, gerçek olan hangisi” diyorsunuz. Film boyunca olan biteni anlamak için küçük ipuçlarını kovalıyorsunuz ve üzerine kafa patlatıyorsunuz. Kendinizi bir olayın ortasında, Dedektif Teddy’ye koşulsuz şartsız güvenirken, onun …

Genel Puanlama

Senaryo - 96%
Yönetmen - 93%
Oyunculuk - 91%
Müzik - 76%

89%

Okuyucu Oylaması İlk olun!
89

Evla Mutlu Kesici Hakkında

Filmlerdeki kurguyu sorgulamak, onların temelindeki yapıyı anlamaya çalışmak, metaforları yakalamak... Benim ilgimi çeken yönü bu. Filmlerin hangi tarihte, ne kadarlık bütçe ile çekildiğini anlatmak, oyuncularla ilgili bilgi vermek, kamera arkasında olanları anlatmak değil esas derdim.

Bir Cevap Yazın